“Turan Devleti”, Ömer Seyfettin’in milliyetçilik düşüncesini, özellikle de Türkçülük ve Turancılık idealini işlediği kısa fakat yoğun anlam taşıyan eserlerinden biridir. Hikâye, yazarın Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde yazdığı metinlerden biridir ve özellikle 1910'lu yılların siyasi atmosferini anlamak açısından büyük önem taşır.
Hikâyede, hayali bir gelecek tasviri yapılır. Yazar, bir ütopya üzerinden Türk milletinin birleşmesiyle kurulmuş ideal bir “Turan Devleti”ni anlatır. Bu anlatım, aynı zamanda dönemin aydınlarının umutlarını ve milli bilincin gelişmesini teşvik eden bir anlatı aracıdır.
Hikâyede, anlatıcı bir gece uykuya dalar ve kendini çok uzak bir gelecekte bulur. Uyandığında artık 20. yüzyılda değil, ilerideki yüzyıllarda yaşamaktadır. Bu yeni dünyada “Turan” adlı büyük bir Türk devleti kurulmuştur.
Bu devlet; Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Doğu Türkistan, Tataristan gibi coğrafyalarda yaşayan bütün Türk boylarını bir araya getirmiştir. Dil birliği, kültür birliği, ekonomi ve askeri güç bakımından birleşmiş tek bir Türk milleti vardır.
Turan Devleti, hem Batı'nın teknolojik gelişmişliğine hem de Doğu’nun manevî değerlerine sahiptir. Eğitimde bilim ön plandadır, ama milli ve ahlaki değerler asla ihmal edilmemiştir. Devlet laik, modern ama milli bir çerçeve içinde yapılandırılmıştır.
Halk bilinçlidir, dil sade ve herkesin anlayabileceği düzeydedir. Osmanlı dönemindeki ağır, Arapça-Farsça karışımı dil yerine, arı Türkçeyle konuşulmaktadır. Medreseler ve çağdışı kurumlar kaldırılmış, bilim ve sanat yükseltilmiştir. Kadınlar eğitimlidir ve toplumda aktif rol almaktadır.
Devlet yönetiminde adanmışlık, liyakat ve milli bilinç hâkimdir. Bürokratlar halktan kopuk değil, halk için çalışan idealist kişilerdir.
Bu yeni dünyayı gördükten sonra anlatıcı, geçmişi (yani kendi yaşadığı Osmanlı dönemini) sorgulamaya başlar. Şu farklar özellikle vurgulanır:
Anlatıcı bu muhteşem devleti hayranlıkla gezerken birden uyanır. Gördüğü her şeyin bir rüya olduğunu fark eder. Ancak bu rüya, sıradan bir düş değil; bir ideal, bir hedef olarak anlatılmıştır.
Yazar burada okuyucuya net bir mesaj verir:
Bu rüyayı gerçekleştirmek bizim elimizdedir.
Eserin ana omurgasıdır. Tüm Türk halklarının birleşmesi, dilde, kültürde ve siyasi yapıda bir bütünlük oluşturması ana hedeftir.
Verilen Turan Devleti tasviri bir tür siyasi ütopyadır. Ömer Seyfettin bu yolla hem bir gelecek hayalini hem de mevcut sisteme bir eleştiriyi aynı anda sunar.
Geçmişin hatalarına, cehalete, çok milletli yapının doğurduğu sorunlara ve Batı karşısındaki çaresizliğe açık bir eleştiri vardır.
Hikâyede özellikle dil birliğine çok önem verilir. Yazar, sade Türkçenin yaygınlaştırılması gerektiğini savunur.
“Turan Devleti”, sadece bir hikâye değil; aynı zamanda ideolojik bir bildiridir. Ömer Seyfettin, bu kısa ama güçlü eserinde okura şunu söyler:
“Türk milleti isterse büyük bir birlik kurabilir. Bu hayal değil, hedef olmalıdır.”
Bu yönüyle eser, dönemin gençlerine ve aydınlarına hem umut hem de sorumluluk yükleyen bir çağrıdır.
0
Hiç oy kullanılmadı
Dosyayı İndirmek İçin Robot Olmadığınızı Doğrulayın
İyi Düşün Doğru Karar Ver, psikolog ve yazar Doğan Cüceloğlu tarafından kaleme alınmış, bireylerin düşünme, karar alma ve...
5.0
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanı, dönemin toplumsal dönüşümlerini, gençlik ve ahlaki ikilemleri keskin bir gözle inceler. Bu yazıda...
5.0
Türk edebiyatının en önemli romancılarından biri olan Peyami Safa, özellikle psikolojik derinliği ve insan ruhunu çözümlemedeki ustalığıyla tanınır....
5.0
Forks’ta hayat bir kez daha sakin görünmektedir. Bella Swan, artık hem vampirlerin...
5.0
19. yüzyılın ortalarında denizlerde garip bir yaratık söylentisi yayılır. Gemi kaptanları, suda çok hızlı...
5.0
Cemal Süreya’nın "99 Yüz" adlı eseri, klasik bir roman ya da öykü kitabı değildir. Bu eser, Türk edebiyatı...
5.0
Orhan Pamuk’un “Kafamda Bir Tuhaflık” romanı, 1969–2012 yılları arasında İstanbul’da yaşayan Mevlut Karataş isimli bir sokak...
5.0
Orhan Pamuk’un Kar adlı romanı, Türkiye’nin doğusundaki Kars şehrinde geçen; siyasi, kültürel ve kişisel çatışmalarla örülü bir yapıtıdır....
5.0
John Steinbeck'in "Bitmeyen Kavga" adlı romanı, Amerika'daki Büyük Buhran döneminde (1930'lar) Kaliforniya'daki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı ağır çalışma...
5.0
Jack London’ın 1903 yılında yayımlanan Vahşetin Çağrısı (The Call of the Wild) adlı romanı, doğa, hayatta kalma mücadelesi...
5.0
Duygu Asena’nın “Kadının Adı Yok” adlı eseri, Türkiye’de kadınların toplum içindeki yerini, kadın-erkek ilişkilerini ve kadınların maruz kaldığı...
5.0
İntikam Çocukları (The Brotherhood of the Rose), David Morrell tarafından yazılan, casusluk ve aksiyon türünde bir romandır. 1984’te...
5.0
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı eseri, Türk edebiyatının en önemli psikolojik ve felsefi romanlarından biridir. Roman, bireylerin iç...
5.0
Can Dündar’ın Sarı Zeybek adlı kitabı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının son 300 gününü anlatan bir...
5.0
Anton Çehov'un Köylüler adlı eseri, yazarın insan doğasını derinlemesine incelediği, toplumun farklı katmanlarındaki insanları tanımamıza yardımcı olan bir...
5.0
Size daha iyi deneyim sunmak için çerezleri kullanıyoruz. Çerezlerimiz hakkında Çerez Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.