Margaret Mitchell’in klasik romanı Rüzgar Gibi Geçti (Gone with the Wind), Amerikan İç Savaşı ve sonrasında geçen sürükleyici bir aşk ve hayatta kalma hikayesidir. 1861-1865 yılları arasında, Amerika’nın Güney eyaletlerindeki toplumsal yapının çöküşünü ve yeni bir döneme geçişini gözler önüne seren bu eser, savaşın bireyler ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini anlatır.
Romanın başkahramanı Scarlett O'Hara, güçlü ve kararlı bir genç kadındır. Güneyli bir plantasyon sahibinin kızı olan Scarlett, iç savaşın patlak vermesiyle birlikte zenginlik ve refah içinde geçen yaşamının alt üst olmasına tanıklık eder. Zor zamanlarda bile hayatta kalma ve ayakta kalma gücünü gösteren Scarlett, güzelliği ve cazibesiyle de çevresindeki insanları etkiler. Ancak aşk hayatı karmaşıktır; çocukluğundan beri âşık olduğu Ashley Wilkes, başka biriyle evlenir. Bunun üzerine Scarlett, hırslı ve güçlü bir adam olan Rhett Butler ile fırtınalı bir ilişkiye sürüklenir.
Roman boyunca Scarlett’in içsel mücadelesi, aşkı, saplantıları ve hayatta kalma mücadelesi merkeze alınırken, Amerikan Güney’inin dönüşümü ve eski yaşam tarzının yok oluşu çarpıcı bir şekilde işlenir. Rhett Butler ile olan ilişkisi ise tutku, hüzün ve yanlış anlaşılmalarla doludur. İnatçı yapısı nedeniyle kendi hatalarıyla yüzleşmekte zorlanan Scarlett, romanın sonunda kendini ve hayatta neyin değerli olduğunu keşfetmeye başlar.
Rüzgar Gibi Geçti, epik anlatımı ve unutulmaz karakterleriyle insan doğasını, aşkı, savaşın acımasızlığını ve bir kadının hayatta kalma mücadelesini etkileyici bir dille işler. Mitchell’in bu romanı, Amerikan edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir ve dönemin ruhunu başarılı bir şekilde yansıtır.
0
Hiç oy kullanılmadı
Dosyayı İndirmek İçin Robot Olmadığınızı Doğrulayın
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanı, dönemin toplumsal dönüşümlerini, gençlik ve ahlaki ikilemleri keskin bir gözle inceler. Bu yazıda...
5.0
19. yüzyılın ortalarında denizlerde garip bir yaratık söylentisi yayılır. Gemi kaptanları, suda çok hızlı...
5.0
Cemal Süreya’nın "99 Yüz" adlı eseri, klasik bir roman ya da öykü kitabı değildir. Bu eser, Türk edebiyatı...
5.0
John Steinbeck'in "Bitmeyen Kavga" adlı romanı, Amerika'daki Büyük Buhran döneminde (1930'lar) Kaliforniya'daki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı ağır çalışma...
5.0
Jack London’ın Beyaz Diş (White Fang) adlı romanı, vahşi doğada hayatta kalma mücadelesini ve insanla hayvan arasındaki ilişkiyi...
5.0
Duygu Asena’nın “Kadının Adı Yok” adlı eseri, Türkiye’de kadınların toplum içindeki yerini, kadın-erkek ilişkilerini ve kadınların maruz kaldığı...
5.0
Clifford T. Morgan’ın Psikolojiye Giriş kitabı, psikolojinin temel kavramlarını akademik bir çerçevede sunan önemli kaynaklardan biridir....
5.0
Clifford D. Simak’ın Kent (City) adlı eseri, insanlığın yok oluşu ve köpeklerin medeniyeti devralışı üzerine kurulu...
5.0
Anton Çehov'un Köylüler adlı eseri, yazarın insan doğasını derinlemesine incelediği, toplumun farklı katmanlarındaki insanları tanımamıza yardımcı olan bir...
5.0
Doruk Yayınları tarafından yayımlanan "Japon Masalları", Japon kültürünün zengin ve derinlikli dünyasını yansıtan seçkin masallardan oluşan bir derlemedir....
5.0
Can Dündar’ın Sarı Zeybek adlı kitabı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının son 300 gününü anlatan bir...
5.0
Türk edebiyatının en önemli romancılarından biri olan Peyami Safa, özellikle psikolojik derinliği ve insan ruhunu çözümlemedeki ustalığıyla tanınır....
5.0
Ayrı Yol (L'Immoraliste), Fransız yazar Andre Gide’in 1902’de yayımlanan, bireyin kendi doğasını ve arzularını keşfetme yolculuğunu irdeleyen etkileyici...
5.0
Martin Eden (Jack London) romanı, bir işçi sınıfından gelen genç adamın, toplumda kendini ispatlamak ve hayallerine ulaşmak için...
5.0
José Saramago'nun "Körlük" (Ensaio sobre a Cegueira, 1995) adlı romanı, insani değerlerin, toplumsal düzenin ve ahlaki çöküşün sınandığı...
5.0
Size daha iyi deneyim sunmak için çerezleri kullanıyoruz. Çerezlerimiz hakkında Çerez Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.