“Sömürü Düzeninde Yeni Aşama”, Bülent Ecevit’in Türkiye’nin sosyoekonomik yapısını, sınıf ilişkilerini ve özellikle 1970’li yıllarda yaşanan toplumsal değişimleri değerlendirdiği bir deneme kitabıdır.
Ecevit bu eserde, Türkiye’deki feodal yapıdan kapitalistleşmeye geçiş süreci ve bu süreçte ortaya çıkan yeni sömürü mekanizmalarını detaylı bir şekilde ele alır. Kitapta, sadece ekonomik düzene değil; sınıf bilinci, emekçi hakları, demokrasi mücadelesi ve Türkiye’nin dışa bağımlılığı da tartışılır.
Ecevit, Türkiye’deki ekonomik düzenin sadece “emek sömürüsü” üzerine kurulu olmadığını, bunun ötesinde yeni bir aşamaya geçtiğini savunur:
Kapitalistleşmenin “ithal ikameci sanayileşme” modeliyle yabancı sermayeye ve büyük burjuvazinin çıkarlarına hizmet eden bir sistem yarattığını, bu sistemin ise sosyal adaleti yok ettiğini, eşitsizliği büyüttüğünü ve halkın emeğini daha derin biçimde sömürdüğünü öne sürer.
💡 Sömürünün Dönüşümü: Feodal ilişkilerin çözülüp, kapitalist düzende çok daha karmaşık ve derinleşmiş bir sömürü düzenine geçildiği açıklanır.
💡 Sınıf Bilinci: Türkiye’deki işçi sınıfının örgütsüzlüğü, bilinçsizliği ve bunun sistem tarafından nasıl bilerek beslenip kullanıldığı anlatılır.
💡 Dış Bağımlılık: Türkiye ekonomisinin dışa bağımlı bir yapıya sahip olduğu ve bunun yerli sanayiyi, çiftçiyi, işçiyi nasıl mağdur ettiği vurgulanır.
💡 Emekçi Hakları: Emekçilerin haklarını savunmanın, sosyal adaletin ve demokrasinin temel taşı olduğu, sömürü düzeninin kırılması için bu bilincin yaygınlaşması gerektiği anlatılır.
Ecevit, kitabında siyasetçi kimliğinden çok bir düşünür ve toplumsal analizci olarak seslenir.
Halkın kendi haklarını bilmediği sürece, demokratikleşmenin sahte olacağını; sınıf bilincine sahip bir toplumun ise adaletli bir düzen kurabileceğini savunur.
Ayrıca “sömürü düzeninde yeni aşama”nın yalnızca ekonomik değil, kültürel ve siyasal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini vurgular.
“Sömürü Düzeninde Yeni Aşama”, sadece bir dönemin siyasi analiz kitabı değil, aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme sürecindeki çelişkilerini, halkın ve emeğin bu süreçte nasıl konumlandırıldığını anlamak için önemli bir kaynaktır.
Bülent Ecevit’in sosyal demokrasi anlayışının temel taşlarını görmek isteyen herkes için okunması tavsiye edilen, sade diliyle düşündüren bir eserdir.
0
Hiç oy kullanılmadı
Dosyayı İndirmek İçin Robot Olmadığınızı Doğrulayın
Peyami Safa’nın Sözde Kızlar romanı, dönemin toplumsal dönüşümlerini, gençlik ve ahlaki ikilemleri keskin bir gözle inceler. Bu yazıda...
5.0
19. yüzyılın ortalarında denizlerde garip bir yaratık söylentisi yayılır. Gemi kaptanları, suda çok hızlı...
5.0
Cemal Süreya’nın "99 Yüz" adlı eseri, klasik bir roman ya da öykü kitabı değildir. Bu eser, Türk edebiyatı...
5.0
John Steinbeck'in "Bitmeyen Kavga" adlı romanı, Amerika'daki Büyük Buhran döneminde (1930'lar) Kaliforniya'daki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı ağır çalışma...
5.0
Jack London’ın Beyaz Diş (White Fang) adlı romanı, vahşi doğada hayatta kalma mücadelesini ve insanla hayvan arasındaki ilişkiyi...
5.0
Duygu Asena’nın “Kadının Adı Yok” adlı eseri, Türkiye’de kadınların toplum içindeki yerini, kadın-erkek ilişkilerini ve kadınların maruz kaldığı...
5.0
Clifford T. Morgan’ın Psikolojiye Giriş kitabı, psikolojinin temel kavramlarını akademik bir çerçevede sunan önemli kaynaklardan biridir....
5.0
Clifford D. Simak’ın Kent (City) adlı eseri, insanlığın yok oluşu ve köpeklerin medeniyeti devralışı üzerine kurulu...
5.0
Anton Çehov'un Köylüler adlı eseri, yazarın insan doğasını derinlemesine incelediği, toplumun farklı katmanlarındaki insanları tanımamıza yardımcı olan bir...
5.0
Doruk Yayınları tarafından yayımlanan "Japon Masalları", Japon kültürünün zengin ve derinlikli dünyasını yansıtan seçkin masallardan oluşan bir derlemedir....
5.0
Can Dündar’ın Sarı Zeybek adlı kitabı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının son 300 gününü anlatan bir...
5.0
Türk edebiyatının en önemli romancılarından biri olan Peyami Safa, özellikle psikolojik derinliği ve insan ruhunu çözümlemedeki ustalığıyla tanınır....
5.0
Ayrı Yol (L'Immoraliste), Fransız yazar Andre Gide’in 1902’de yayımlanan, bireyin kendi doğasını ve arzularını keşfetme yolculuğunu irdeleyen etkileyici...
5.0
Martin Eden (Jack London) romanı, bir işçi sınıfından gelen genç adamın, toplumda kendini ispatlamak ve hayallerine ulaşmak için...
5.0
José Saramago'nun "Körlük" (Ensaio sobre a Cegueira, 1995) adlı romanı, insani değerlerin, toplumsal düzenin ve ahlaki çöküşün sınandığı...
5.0
Size daha iyi deneyim sunmak için çerezleri kullanıyoruz. Çerezlerimiz hakkında Çerez Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.